Bavullarınız hazır mı? Peki, siz şehirden uzaklaşmaya hazır mısınız? Malumunuz, şehir hayatı çoğu zaman, özellikle çalışan insanlar için oldukça sıkıcı hale gelebiliyor. Güneş ışınlarının ofisinizdeki mercek etkisi yapan devasa camdan tepenize düşmesi neticesinde bitmek bilmeyen günler sizleri bekliyor. Bunları zaten biliyor musunuz? Canınızı sıkmak istememiştik. O zaman sizlere bir müjdemiz var; üç vakte kadar karşınıza küçük bir kaçamak için harika bir fırsat çıkacak. Şimdi derin bir nefes alın, rahatlayın ve yazımızın devamını okuyun.

Biliyorsunuz artık Nisan ayının sonuna yaklaşıyoruz; bu da demek oluyor ki, Mayıs kapıda.  Evet, bu harika tespitten sonra içimde hala yazıyı okumaya devam edeceğinize dair bir umut var. Özetle 19 Mayıs tatilinin müjdesini vermeye çalışıyoruz efendim. Haftasonu ile birleşmesi ile birlikte bu yıl 19 Mayıs tatiliniz koca 3 gün ediyor. Tamam, bir senelik izniniz değil ancak gene de küçük kaçamaklar için harika bir fırsat. Baharın doğaya can veren coşkusundan bir nefes çekin ve hemen bavulunuzu hazırlamaya başlayın. Çünkü, “Güneşin tepeden bakıp göz kırptığı cıvıl cıvıl bir havasında evde duramam,” diyenler için dört harika yeri sizler için listeledik. İşte önümüzdeki 19 Mayıs tatilinde gidilebilecek dört harika rota:

1. İğneada’da baharın renklerini keşfedin.

Ülkenin en yoğun şehri olan İstanbul’da yaşıyorsunuz? Cevabınız, evet ise devam ediyoruz. Adeta spam maillere taş çıkartan kurumsal maillerden, ülkemiz engebeli arazisini anlatırcasına yığılmış dosyalardan bıktınız mı? “Dört yıl okuyup yönetici olacağıma, iki yıllık robotluk yazıp ömür boyu rahat etseydim,” diyenleriniz var mı? Rahatlayın, fırsat ayağınıza geldi. Ya da siz fırsata doğru koşar adımlarla gidebilirsiniz.

Size İstanbul’un stresli iş hayatından kısa süreli kurtulmak için harika bir yer sunuyoruz. Daha önce İğneada’yı duymuş muydunuz? Eğer duymamışsanız oldukça geç kalmışsınız demektir. Baharın sizler için doğanın tüm güzelliklerini sergilediği harika bir geçit töreni burada sizleri bekliyor. Onunla iç içe olmak, bu rengarenk seremoniye katılmak mı istiyorsunuz? O zaman gönül rahatlığı ile İğneada’nın yolunu tutmanızı tavsiye edebiliriz. İğneada, bir ucu Trakya’da yer alan, Karadeniz’e kıyısı olan ve Türkiye – Bulgaristan sınırında yer alan muazzam bir bölge. İçerisinde ülkemizin güneyindekileri aratmayan harika bir kumsalı ve doğa yolcuklarını sevenler için Longos ormanları bulunuyor.

İğneada ziyaretiniz sırasında neler yapabilirsiniz? Yeşilin, mavinin ve doğanın daha birçok renginin tadını çıkaracağınız bu bölgede yapabileceğiniz en eğlenceli aktivitelerden biri de ATV kiralamak. Bilmelisiniz ki, Longos ormanları hayli büyük bir alanı kaplıyor. Tüm bu ormanlık alanı yürüyerek keşfetmek yerine gezinizi çok daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Atv üzerinde o bataklıklı benim, bu dere benim diyerek çamur banyosunu yaptığınız sırada kendinizi bir aksiyon filminin başrol oyuncusu hissetmeniz kuvvetle muhtemel. İğneada ile ilgili ufak bir hatırlatma. Eğer yemekler sizin yolculuğunuzda fazlası ile önemliyse burada lüks ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek mekanlar bulmanız pek mümkün değil.

2 . Toplanın, Cumalıkızık köyü sizleri geçmişe getiriyor.

Bursa, malumunuz ülkenin gerek nüfus yoğunluğu olsun gerekse sanayi ise en gelişmiş şehirlerinden bir tanesidir. Şehrin bir diğer özelliği ise bünyesinde hem tarihi hem de modern yapılanmayı bir arada barındırması. Üstelik bir dönem Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapmış olan bu şehir tüm bunları belki de dünyanın pek az yerinde görebileceğiniz doğal güzellikleri ile birleştiriyor. Bu nedenle 19 Mayıs tatilinde gidilebilecek yerler listemize Bursa’nın Cumalıkızık köyünü ekliyoruz.

Cumalıkızık şüphesiz şehrin en ilgi çekici noktalarından bir tanesi. Üstelik tarihi evlerinin yapısını bozmadan korumayı başaran bu köyü gözünüz bir yerlerden ısırıyor olabilir. Çünkü kendileri bir dönem ekranlar da oldukça fazla izlenen, “Kınalı Kar” isimli dizinin çekildiği köyün ta kendisi. Her dönem güzel olan bu otantik yer, ününü dizi çekimlerinden sonra kazanmış durumda. Ancak, dizi bittikten sonra da popülerliğini kaybetmiş değil.

Bir Türk köyünün sanki nostaljik bir film izliyormuşcasına yansıtan bu köyü ziyaret sırasında çeşitli aktivitelerde bulunabilirsiniz. Bunlardan bir tanesi doğa yürüyüşleridir. Gezinizi özellikle sabahın erken saatlerinde başlatmanızı ve yörenin meşhur, “öksüz doyuran” olarak adlandırılan kahvaltısından yapmanızı tavsiye ederiz. Klasik bir köy kahvaltısında olduğu gibi içeriği oldukça zengin, aynı zamanda tamamen doğal gıda ürünlerinden oluşuyor. Bu kahvaltı ile güne enerjik bir şekilde başladıktan sonra köyün tarihi evlerini fotoğraflayarak bir doğa yürüyüşüne çıkabilirsiniz. Güneş tepeye çıkıp, hafiften bir mola vermenizi işaret ettiğinde ise köy girişinde yer alan meşhur, “Anıt Çınarlar” sizin rahat bir nefes almanızı sağlayacak gölgelik alanı bulmanızı sağlayacak.

3 . Bir tatlı huzur almaya Kabak Koyu’na gidiyoruz

Huzur, ah bir damla huzur! Şehirde ne var? Şehirde kalabalık, şehirde trafik, şehirde stres ve daha fazla stres var. Oysa Kabak Koyu öyle mi? Kabak Koyu’nda huzur ve sessizlik var. Ülkemizin tüm dünyaca tanınan güney cephesinde keşfedilmeyi bekleyen bir cennet ile sizleri tanıştırmak isteriz. Tatili boyunca sesten, gürültüden uzak huzur dolu bir mekan arayanlar elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederiz. Zira aradığınız özelliklere sahip olan güneydeki cennetlerimizden bir tanesi olan Kabak Koyu son dönemlerde artan popülerliği nedeni ile giderek kalabalıklaşmaya devam ediyor.

Evet, üç günlük kısacık 19 mayıs tatilinizde Babil’in Asma Bahçelerini göremeyebilirsiniz. Ancak, doğa ile başbaşa bir çardakta yudumladığınız tavşan kanı bir çay eşliğinde baharın gelişini izleyebilirsiniz. Ayrıca Babil’in Asma Bahçeleri’nde yakalamayı düşündüğünüz tarihin kokusunu Kabak Koyu’nda da içinize çekebilirsiniz. Kabak Koyu, tarihi Likya yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu da demek oluyor ki huzura doğru adım adım ilerlerken yolunuzun üzerinde birden fazla antik kenti ziyaret etme şansınız olacak. Bizden söylemesi, Kabak Koyu’ndan iyisi Babil’de asma bahçesi…

4. Yolunuz Beypazarı’na Düşsün…

Beypazarı, Ankara’nın nadide bölgelerinden bir tanesi. Osmanlı döneminden kalan evleri, tatlı muhabbetleri ile sizi kendine bağlayan esnaf teyzeleri ile Beypazarı 19 Mayıs tatilinde gidilecek yerler listemize hak kazanıyor.

Bu bölgeye ilk geldiğinizde ilk fark ettiğiniz, tarih kitaplarının sayfalarından fırlamış gibi duran mimari yapıları ile yerel halkın evleri oluyor. Tam da merakınızı gidermek için bu bölgeyi gezmeye başladığınızda bölgenin dokusunu bozmadan merkezine kurulmuş olan pazarı görüyorsunuz. Pazarı gezerken dikkatinizi başta Beypazarı  kurusu, havuçlu lokum gibi hem gözünüzü hem de midenizi doyuracak yöresel lezzetler çekiyor. Ancak biraz daha dikkatli inceledikten sonra pazardaki esnafların neredeyse tamamına yakının kadınlardan oluşmuş olduğunu görüyorsunuz. Yörenin bu sevecen insanları ile biraz pazarlığa gitmeği denediğiniz de alışveriş zevkinizin daha nasıl arttığına kendiniz şahitlik edeceksiniz.

Ankara’nın bu şahsına münhasır noktasına seyahat etmek için pek çok alternatif mevcut. Ülkenin hemen hemen her noktasından karayolu ile Ankara’ya gelebilir daha sonrasında kendinizi Beypazarın’a atabilirsiniz. Eğer İstanbul’da ikamet ediyorsanız, İstanbul, Pendik lokasyonundan hızlı tren ile Ankara’ya geçebilir ardından kiraladığınız araçlar ile Beypazarı’na geçebilirsiniz.

19 Mayıs tatilinizi değerlendirmek sizler için hazırlamış olduğumuz lokasyonların tümünü ziyaret edebilirsiniz. Bu bölgelere en hızlı ve güvenli şekilde ulaşmak için NeredenNereye.com’un uygun otobüs bileti ve uçak bileti imkanlarını değerlendirebilirsiniz. En uygun uçak veya otobüs bileti almanız için yalnızca birkaç tık yeterli olacaktır; tek yapmanız gereken neredennereye.com’u ziyaret ederek istediğiniz güzergah için sefer sorgulaması yapmak. Keyifli yolculuklar dileriz.