Kadim Dünya’nın 7 harikası olan, “Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, İskenderiye Feneri, Rodos Heykeli, Zeus Heykeli, Keops Piramidi” eserlerinden bahsetmiştik. Ancak bu eserlerin birçoğu Dünya tarihinin tozlu sayfalarından günümüze ulaşmayı başaramamış durumda. Bu nedenle otoriteler insanların günümüz dünyasında gezip görebileceği Dünya’nın 7 Yeni Harikası’nı seçti. NeredenNereye.com ailesi olarak bu birbirinden harika eserleri sizin için kısaca derledik. 

Machu Picchu -Peru

Machu PicchuBulutlara dek uzanan bir dağın tepesine kurulmuş olan Machu Picchu’nun İnka medeniyetinin kayıp başkenti olduğu düşünülüyor. Ancak yüksekliğin bu denli muazzam olduğu bir noktada henüz tekerleği bile icat etmemiş olan İnka medeniyetinin böylesi devasa taslar ile Mısır piramitlerini andıran bu yapıyı nasıl ortaya çıkardıkları günümüzde dahi tam olarak anlaşılmış değil. Nehirler tarafından çevrilmiş bir kanyonun ortasında bulunan bu tepenin İnkalar tarafından yerleşim merkezi olarak seçilmesinin nedeni de tam olarak bilinmiyor. Uzmanlara göre Machu Picchu kenti bölgedeki verimli araziler düşünüldüğünde ve su kaynaklarına yakınlık hesap edildiğinde oldukça elverişli duruyor ancak gene de gelişmemiş olarak tabir edebileceğimiz bu medeniyetin yüksekliğin bu denli fazla olduğu zorlu yaşam koşullarını barındıran bu alana nasıl uyup sağlayıp bu denli harika bir eser ortaya koyduklarını tam olarak açıklamak zor. 

Machu Picchu’nun yapılan incelemelerde yaklaşık olarak 25 yılda inşa edildiği düşünülüyor. Zeminin erozyona uygunluğunu fark eden İnkalar bu durumdan korunmak için mimari açıdan bir şaheser olarak kabul edilen bu yapıyı zemine yerleştirdikleri devasa tai düzlemler üzerine inşa etmişler. Uzmanlar bu mimari incelik sayesinde Machu Picchu’nun deprem bölgesinde inşa edilmesine karşın günümüze değin yıkılmadan ulaştığını düşünüyor. Şehrin üzerinde yer aldığı dağ “Yeni Dağ” anlamına gelen “Huayna Picchu” olarak geçmektedir. Şehrin İnka medeniyetinin inançları doğrultusunda en tepe noktasında tapınak ve gözlemevi olacak şekilde bu denli yükseğe inşa edildiği düşünülüyor. 

Chichen Itza – Meksika 

Chichen ItzaMayalar tarafından Meksika’nın Yucatan Yarımadası’ında inşa edilen ve antik Mısır’daki piramitleri andıran Chichen Itza, “Kale” anlamına gelmektedir. Günümüze değin korunmayı başarmış bu yapı Meksika’nın en fazla ziyaret edilen tarihi yapılarından biridir. Bu denli muazzam bir eseri ortaya koyan Mayaların matematik ve astronomide son derece ileri olduklarına şaşırmamak gerek. Maya medeniyeti kullandıkları takvimde bir yılı günümüzdeki gibi 365 gün olarak hesaplamayı başarmışlardır. Her bir yanında 91 merdiven bulunan bu yapıda merdivenlerin hemen dibinde egzotik görünümlü iki yılanbaşı yer alır. Uzmanlar bu yılanların “Kukulkan” ismi ile bilinen ilahi tüylü yılanlar olduklarını düşünüyor. İnanışları gereği yer altında 9 farklı alemin olduğuna inanan Mayalar Chichen Itza yapısını inşa ederlerken de 9 katlı olarak tasarlamışlardır. 24 metre yüksekliği ile görenleri büyüleyen bu yapı 7 Temmuz 2007 tarihinde Dünya’nın 7 Yeni Harikası’ndan biri olarak kabul edilmiştir. 

Kurtarıcı İsa Heykeli – Brezilya

Kurtarıcı İsa Heykeli - BrezilyaRio de Janeiro şehrinde Tijuca Milli Parkı içerisinde yer alan Kurtarıcı İsa Heykeli hiç şüphesiz Brezilya denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri oluyor. 710 metre gibi inanılması güç bir yüksekliğe sahip olan bu heykel günümüzde şehrin sembolü haline gelmiş durumda. Fransız heykeltıraş Paul Landowski’nin beş sene içinde inşa ettiği Kurtarıcı İsa Heykeli, Heitor Silva Costa tarafından tasarlamıştır. 1922 yılında 8 metrelik bir kaidenin üzerinde inşa edilmeye başlandıktan sonra 12 Ekim 1931’de açılış töreni yapılan heykel günümüze değin görenleri büyülemeyi başarmıştır. Kolları iki yana açık şekilde tasvir edilen heykelin kolları arasındaki mesafe 28 metre olmak ile birlikte toplam ağırlığı 1145 tona tekabül ediyor. Tüm bu özellikleri ile incelendiğinde neden Dünya’nın 7 Yeni Harikası’ndan biri olduğuna şaşırmamak gerek. 

Çin Seddi – Çin Halk Cumhuriyeti

Dünya’nın en uzun savunma duvarı olma ünvanını elinde bulunduran Çin Seddi, Türklerden korunmak amacı ile eski Çin’de inşa edilmiş. Çin Seddi, deniz kıyısı olan Po Hay körfezinde başlar ve başkent Pekin’in kuzey tarafından geçip batıya uzanır. 21.196 km uzunluğunda olan bu devasa duvar Çin’in birçok bölgesinden geçiyor. Bu efsanevi yapının günümüzde bizlere kalan ve ziyaret edebileceğimiz bölümü ise 2500 km uzunluğu ile karşımıza çıkıyor. Çin Seddi, genel olarak 6 metre duvar kalınlığına ve 4 ile 6 metre düver yüksekliğine sahiptir. Yapımına M.Ö 221’lü yıllarda başlanan duvarın tamamlanması milattan sonra 608 yılına kadar uzanmaktadır. Temelde düşmandan korunmak olmak amacı olmak üzere farklı amaçlar için inşa edilecek bu set ilk olarak Qin Shi Huang tarafından ortaya atılmıştır. 

Petra Antik Kenti – Ürdün

Petra Antik KentiKayaların içerisine oyulması ile görenleri büyüleyen Petra Antik Kenti, Ürdün’de Akabe Körfezi ile Lut Gölü arasında yer almaktadır. Yerel halk kent için Arapça olan “Rakem” ismini kullanırken, “Petra” ismi Yunanlılar tarafından verilmiş. Bölge halkının geçmişte kayaları oyarak bu kadar güzel bir kent inşa etmesinin nedeni tam olarak bilinmiyor. Petra, geçmişi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve uzun bir süre Roma İmparatorluğu hakimiyeti altında kalmış. Ancak Roma’nın zayıflaması ve ekonomik gücünün azalması ile birlikte kent unutulmaya yüz tutmuş. 1812’de yeniden İsviçreli Johann Burckhardt tarafından keşfedilen Petra Antik Kenti, 1985 senesinde UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne girmiş, 2007’de ise dünyanın yeni yedi harikasından biri olmuştur.

Kolezyum – İtalya 

Flavianus Amfitiyatro ismi ile de bilinen Kolezyum, İtalya’nın Roma şehrine gidenlerin mutlaka gördüğü eserlerin başında geliyor. 8 senede inşası tamamlanan bu muhteşem eser en başta arena olarak kullanılmış. Zaman içerisinde küçük de olsa değişikliğe uğrayan Kolezyum’da gladyatör dövüşlerinin yanı sıra imparatorluğun geçmişinde yaşadığı büyük savaşların da canlandırıldığı bir halk sahnesi olarak da kullanılmış. Hristiyanlığın yayılması ile birlikte bir süre türbe olarak da kullanılan Kolezyum, geçirdiği depremler ve yangınlar sonucunda bir bölümünü kaybetse de günümüzde oldukça büyük bir kısmını koruyor. Yapısında beton ve taş kullanılan bu şaheser oval olarak inşa edilen en büyük amfi tiyatro olma özelliğini de elinde bulunduruyor. 50.000 izleyici kapasitesine sahip olan Kolezyum günümüzde Dünya’nın farklı noktalarından binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. 

Tac Mahal – Hindistan

İslami türbe mimari özellikleri ile 1631 -1654 yılları arasında inşa edilen Tac Mahal, Hindistan’ın Agra şehrin yer alıyor. 5. Şah Cihan tarafından yaptırılan eserin yapılış amacının arkasında oldukça derin bir aşk hikayesi bulunuyor. 14. çocuğunu dünyaya getirirken genç yaşta hayatını kaybeden eşinin anısına yaptırdığı bu türbe günümüze kadar oldukça başarılı şekilde korunmuş olup hala Dünya’nın en değerli mimari eserleri arasında başı çekmektedir. Yamuna Nehri’nin kıyısındaki Tac Mahal, 74 metre yüksekliğinde ve 176.900 metrekare genişliğindedir. Eser bir Dünya mirası olarak değerlendirilip paha biçilemez olarak görülse de günümüz şartlarında yaptırılma maliyeti bir milyar doların üzerinde olarak görülüyor. 

NeredenNereye.com tüm Türkiye’ye sağlıklı ve mutlu günler diler!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin